Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şu dünya dediğin...

Milyonlarcasını bırakıp geride, Yapışmışsın hayat gayesine, Bir su idin yoktan var edildin,  Şu dünya dediğin bir zevk ile başladı...
'Fahrettin'



DUYARLI OL

Resim
SUSMA
Kundaktaki çocuklar ölüyor
DÜŞÜN
Tok yatınca aç insanları
SEV
Dilinden olmasada dininden olanları.

SORMA

Resim
Nasılsın diye sorma
Doluyum Bardak misali
Bir çatlarsam
Çok göz yaşı dökeceğim

SEVMEK

Resim
Ne görüyorsun dedim gözlerimde
Aradığıma bağlı dedi
Ne arıyorsun diye sordum
Aşk Arıyorum dedi.

BAĞIMLILIK

Zamanın en büyük bağımlılığıdır yalnızlık
Biri elimden tutmazsa her gün kaybolmaya Mahkumum .

NEFSİM

İçimdeki nefsim en büyük düşmanım Belki nefsim hiç büyümeyen çocuktur.

YAŞLANMAK

Resim
18 inde saçmalıkmış gibi gelir
20 sinde tanırmışız aşkı
30 unda teselli veren bile olmaz
40 da anlarmışız yalnızlığı
.

SEBEBİM

Resim
Köşe başlarında bıraktığım hayatımın
Bırakma sebebim Sen Issız geçirdiğim gecelerim  İçtiğim sigaram bile sen

SEN

Resim
Bir idam sehpasında şairim
Boynumdaki ilmek sen
Son isteğimi soran cellat
Son isteğim bile SEN.

UNUTAMAM

Resim
Sen demiştin ya beni unut
Bana öğretmediler unutmayı
Çok çok yüzünü görmem
Ondada kaleme sarılır
SAYFALARI ağlatırım.

GİTME

Güneş batmaya yemin etmiş
Ay doğmaya
Ben sevmeye
Sen sevmemeye

Sonbaharda yaprak dökülmüş
Güneş küsmüş
Sen susmuş
Ben dağılmış

İlk baharda çiçek açmış
Güneş doğmuş
Sen gitmiş
Ben ölmüş olacağım

Boz yeminini
Yapraklar dökülmesin
Sen gitme
BEN öl mim

GÜLÜMSEMEK

İlla birileriyle bir şey paylaşmak için zengin olmana gerek yok . Bazen bir gülüş
Bin sadakadan daha iyidir.

ANLAMSIZ

Resim
Ölümle kalım arasındayım
Ölmeye niyetim yok
Kalmaya sebebim yok

Gizli gizli

Resim
Ben sevmeyi bir alkolikden ögrendim
O gizli gizli severdi sarabını
Her içtigi yer kuytu olurdu
Bende seni oyle sevdim iste 
Millet neder diye gizli gizli sevdim seni

YAŞAMAK

Resim
olmak isteğin gibi yaşıyorsan
özgürsün
ama yaşamaya bile tenezül etmiyosan
hiç olmamışındır

UMUT

Resim
ben ben olmaktan vazgeçtim
senin olmak için
şimdi ben beni bulamıyorken
sen senliğini başkasıyla yaşıyorsun

Uyku

Resim
İnsanın uykularından kaçma sebebiyle onlara sarılma sebebi aynıdır: Rüyalar. Gerçekçi insanlar kaçar, hayalciler ona sarılır. Tam ortalarda dolaşanların durumu daha fenadır. İşte uyku düzeni olmayanlarda onlardır. Neyse saçmalamayı bırakayım. Çünkü uykum var daha önemlisi sabah kalktığımda yazacak rüyalarım...

Huzursuz insanlar

Dünyaya hep huzursuz insanlar yön vermiştir. Bu yüzden elinde kahve, rahat koltuğundan ahkam kesen aydın zırvalıklarına sarılmaktan vazgeç.

Aliya İzzetbegoviç ve Adolf Hitler

Resim
Büyük insan Aliya İzzetbegoviç ve Dünya savaşına sebep olan Adolf Hitler gariptir ki bir noktada ortak düşünüyor. İkisi de yüzeysel kitap okumanın yararsız olduğunu söylüyor. Kitapları derinlemesine okumanın gerekliliğini vurguluyor. Yine gariptir ki ikisi de bunu hapishanedeyken yazıyor. Aliya, notlarında Hitler ise Kavgam da yazıyor.


Zamanlama Manidar

Belki de bütün insanlar yanlış zamanda yanlış yerde doğmuştur? Belki de sınav dediğimiz şey budur. Aslında ait olmadığımız bir zamanda mücadele vermek. Sana sormak istiyorum. Elinde bir imkan olsa başka bir zaman diliminde yaşamak ister miydin? Veya çoğu kez keşke şu zamanda doğsaydım, yaşasaydım diyor musun? Mesela ben. Kendimi daha çok balkan topraklarının bize ait olduğu zamanda hayal ediyorum. Belki de sınavım budur? Yanlış zamanda ve yanlış yerde doğmak ve buna rağmen yaşamak... 

Açık Mavi

Dedem için ağlaşırken millet, ben açık mavi bir koridorda oyun oynuyordum. Daha çocuktum. Ölüm dedikleri bir gezintiydi aklımda.Ölenler gezmeye gidiyordu.Uzun bir gezinti.Bu gezintinin dönüşü olmadığını öğrendiğimde o boktan açık mavi renkten nefret ettim...

Elalem

Resim
Aslında çocukken yemek sofralarında başladı başkalarına göre hayatımızı şekillendirmemiz. Annemiz yarım bıraktığımız tabakları "Arkanızdan ağlar yoksa" diye yedirmeseydi daha az düşünürdük elalemin ne diyeceğini. Mühim olan canım istemiyorsa isterse arkamdan ağlasın diyebilmek. Bencilce gelebilir ama kuruntu toplumların suyuna gitmekten iyidir.

Belki de...

Belki de Mevlana beni tanısaydı "Ya yazdığın gibi görün ya göründüğün gibi yaz." der ve tarihe not düşerdi.

Futbol

Resim
Sokakta top oynardık çocukken. Belki bir Alex değildik ama yapardık işte birkaç hareket. Birgün yine elektrik direği ile çöp kutusu arasına gol atmak için ter döküyordum. O zamanlar Ronaldinho diye bir efsane var. Şimdikilere söylesen sakız markası sanarlar. Kendi kendime kendi maçımı anlatıyorum. Kendimi Ronaldinho yerine koymuşum. Hayal işte. Aşağıdan iki büyükçe geldi. Bizden biraz büyüklere büyükçe derdim o zaman. Duymuşlar Ronaldinho dediğimi. Sen misin Ronaldinho dediler. Sonra sirkte palyaço görmüş bebe gibi güldüler. Işte o zaman nefret ettim futboldan. O gün bugündür ayağımı minimum yuvarlak cisimlerden uzak tutarım. Ayrıca o yuvarlak cisimlerin konuşulduğu boş nefes meclislerinden uzak kaçarım. Aslında çocukken bu kadar kolay hayal kurmak ve bunlardan vazgeçmek. Bunu bilin ona göre yaşayın diye anlattım bu saçmasapan anımı....


Mutsuzlukla mutlu olmak

Resim
Eski evimizin yıldızlar altında bir yazlığı vardı. Yaz olduğunda çıkar oraya şehrin ışıklarına kapılırdım. Bir köşem vardı ve dertlerimi dinleyen bir sandalye. Bazen bir sandalye iyi bir dinleyici olabiliyor. Hiç konuşmadan yargılamadan dinliyor işte. O köşe benim en mutsuz haberi aldığım köşeydi. Mutsuzluk sinmişti oraya. Fakat yine de giderdim. Çünkü Mutsuzluk onunla ilgiliydi ve onun bir hayali bile mutlu olmama yetiyordu. Hoş bir paradoks işte...


Filozof

Resim
İnsanlara ayna olmayı tercih ederseniz size filozof diyeceklerdir. Çünkü onlar aynada göründüklerinden farklı olduklarını düşünürler. Lakin işin aslı öyle değildir. Biri bunun öyle olmadığını söylediğinde şaşırıp kalır ve size akıl ötesi bir söz söylemek zorunda kalırlar. İşte filozof bu ihtiyacı karşılayacak en anlamlı görünen lakin içi en anlamsız boşluklarla dolu bir kelimedir. Size filozof diyenlere saygı duyun çünkü onlar size saygı duyuyor fakat yine de kulaklarını tıkıyor!

Uzun Adam Niyazi

Resim
Okulumuzun önünde uzun boylu bir adam dururdu. Ne zaman kavga olsa hemen koşar kavgayı aralardı. Olay çıkmasına izin vermezdi. Adamda öyle bir kuvvet vardı ki sadece bedensel bir kuvvet değildi bu. Bir sözüyle bile herkes sakinliğine kavuşurdu. Sonra o adam çok yorulmuş da bir gün, su diye çamaşır suyunu içmiş yanlışlıkla. Öldü gitti uzun adam. Çok değil birkaç ay önce okulun önünde müdür bıçakladılar. O uzun adam bizim Berlin Duvarımızdı. Erken yıkıldı. Onun arkasından en güzel lafı da okulun önündeki şişman adam söyledi: Ne şehit ne gazi "Su" yoluna gitti Niyazi...  

Yakışıklı erkeklerin ve güzel kadınların dünyası

Resim
Ödülünü almış sahneye çıkıyor. Sonra da çirkin insanları(!) savunuyor. Sahneden inince milyon dolarlık bir filme imza atıyor. Filmdeki oyuncular yakışıklı erkeklerden ve güzel kadınlardan oluşuyor. Filmin bir sahnesinde şişman bir kadın var bol bol dalga geçiliyor ve seyirci bol bol gülüyor...
Bu dünya yakışıklı erkeklerin ve güzel kadınların dünyası. Onlardan biriyseniz ne güzel yaşar gidersiniz sadece arada sırada göstermelikte olsa mütevazi olun yeter. Eğer onlardan biri değilseniz merak etmeyin yalnız değilsiniz. Aşağılık kompleksi değil bu. Öyleyse bile boşverin. En azıyla bir kompleksimiz var değil mi?


Lagari...

Resim
Belki de hepimiz Lagari'nin kaderini yaşıyoruz. Güzel hayallerimizle, yanlış zamana düştük. Onun uçarken sürgünü başladı. Bizim yaşarken kanımız aktı. O şehirden ayrılırken, bıraktıklarına ağladı. Biz ölümün ayırdığı yaşamlara gözyaşı döktük. Tek fark Lagari hayallerini de yanında götürdü. İşte onu beceremedik. Hayalleri götürmek, değiştirmekten daha zor geldi...


Sabırlı insanlar

En sabırlı insanların sevdiğini bekleyenler olduğunu düşünürdüm taksi durağında müşterisini (ekmeğini) bekleyen adamları görene kadar.

Uslu Çocuklar

Resim
Çocukken anneme çiçek almıştık kardeşlerimle. Çiçekleri götürüp verdiğimizde bize "Ne gerek var çiçeğe. Yeter ki yaramazlık yapmayın. Uslu çocuklar olun." demişti. O günden bu zamana hiç uslu çocuklar olmadık. Ne biz yaramazlık yapmaktan bıktık ne de Annem bizi sevmekten bıktı...İşin özü Anneler evlatlarını her daim sever. Demagoji değil bir kanun. Hem de değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez bir kanun...


Platonik

Resim
Kısacık hayattan çıkarılacak en büyük derslerden birisi Platonik sözcüğünün kutsallığıdır. Gerçeğe uygulanmaya kalkılan hemen hemen bütün hayaller batar gider. Bu fırtınalı sudan kurtulanlar ise artık çoktan değişmiştir yani bir kere suyu görmüştür. İşin özü: kahrolsun seviyorsan git konuş diyenler!



Küçülen Hayaller

Evren genişliyor teorisi ne kadar doğruysa bu genişleyen evrende biz büyüdükçe hayallerimiz küçülüyor teorisi de o kadar doğrudur. Üzerimde uçuşan hayal meleklerinin bir bir yok olduğunu günden güne hissediyorum. Dünya sizi daha gerçekçi olmaya zorluyor. Nitekim bugün savaşlar hayaller ile bitmiyor barışlar öyle imzalanmıyor. Gidin söyleyin bakalım Obama'ya "Ya ben barış olan bir dünya hayal ettim haydi yapalım" diye. Size neresiyle gülecek bir bakın. Gerçekçi olmak yararlıdır fakat sizi erken öldürür. Yaş ilerledikçe daha gerçekçi düşünürsünüz çünkü düzene ayak uydurursunuz. Yaşlanınca ise öldüğünüzü fark eder yeniden çocukluğunuza dönüp hayal dünyası kurarsınız. Fakat iş işten geçmiştir. Direnmenin anlamı yok. Bu gidişat hepimizin genlerine işlemiş...


Yıkım Canavarları

Resim
İnsanlar yıkım canavarlarıdır.Onların erdemli duruşları koca bir tiyatro.Bunu görmek için koltukta ölecek kadar yaşlı olmaya gerek yok.En basitinden bugün tüm yasaları ve cezaları kaldırın yarını izleyin.İnsanların bir bir nasıl kutsal tabuları yıkacağını kestirmek imkansız olmasa gerek.
Bana bomboş bir oda verin ve içlerinizden en erdemlileri seçin.Odanın yasaları olmayacak.Çıkarlarınızda hep çarpıştırılacak.Göreceksiniz o odadan bir tane bile erdemli çıkamayacak.
Engel olamazsınız buna.Damarlarımızda akıyor bugün tüm kötü dediğimiz doğamız.Eğer öyle olmasaydı insanlara iyilik aşılamak için okullar açılmazdı.Hiç düşünmedin mi neden okullar hep iyi olanları öğretmeye çalışır.Çünkü okullar eksikliklerimizi gidermek için vardır.
(2013)


Üniversite Radyoları

Üniversite radyoları neden hep yabancı şarkılar çalar? Türk pop müziğinin berbat oluşundan mı? Yabancı şarkı çalmayı medeniyet olarak görmelerinden mi?

Bir Garip Yol Hikayesi

Resim
Otobüste sessizce "durakta inecek var" diye bağırıp ineceği durağı kaçıranlardanım ben.

   Bir keresinde uyuyakalmışım otobüsün

Ruh Hali

Müstehcen filmlerin genç yıldızının ruh hali: Dolmuşta arkadan öne doğru uzatılan para gibi hissediyor...

Mezar bekçisi

Resim
İnsan ölülere yakın durursa imanlı,dindar olur derler.Halbuki ben hiç evliya mezar bekçisi veya kazıcısı tanımadım.Evliyayı bırak hacı olanını bile görmedim.Kesin benim ahmaklığımdır pardon...


Neşet Ertaş

Resim
Neşet Ertaş dinleyen insan hayatı boyunca içmemiş olsa da içmek ister.Aynı durumu Beatles veya Rafet El Roman dinleyen adam da göremezsiniz.Neşet Ertaş'a aittir bu süper güç.Süperman'in gözlerinden ışın çıkarma gücü varsa Neşet Babanın da anında kederlendirme gücü vardır. DC Comıcs buna saygı duymalı.


Politikacı

Bir politikacının hayvan barınaklarını ziyaret ettiğini gördünüz mü hiç?Göremezsiniz.Çünkü orada oy verecek kimse yoktur.

Otur Sıfır

Resim
Neden demiştim bir gün beni yok sayan mektup verdiğim kıza.Neden?Beş harf iki hece.Şimdi düşünüyorum da ne önemi var nedenlerin?Sonuç odaklı yaşıyoruz bir bakıma.Kimse neden olmuş lafına takılıp kalmaz.İstanbul fethedilmiştir,kavimler göçü olmuştur,Ay'a gidilmiştir...Nedenleri kimin umrunda ki?Nedenlerin sadece sınav kağıtlarında değeri vardır.Sınav kağıdı gibi olacaksın o zaman.
Net ibarelerle yaşayacaksın,
Net olmayan cevapların üstünü karalayacaksın,
Mektup verdiğim kız cevap bile vermemişti halbuki.Susmak bir cevap değildir.Hakaretten daha ağır bir harekettir.Otur sıfır!...


Uçkuruna Sahip Olamayan Zihniyet

Resim
-Ama kız da açık seçik giyinmiş. +Ama sende baya bir şerefsizmişsin...
Sapıklık bir hastalıksa tedavisi ateşe  tutulmuş bir bıçakla ölüm olmalıdır.



Pişmanlık Bir Beceridir

Yaptıklarımız için değil yapamadıklarımız için pişman oluyormuşuz.Yaptıklarına tapanlar için yapacak bir şey yok o halde.Yapamadıklarına bakıp saygı göstermek zor iştir.O yüzden pişmanlık kalpten geldiği sürece onurlu insan duruşudur...

Rıza Abi

Resim
Rıza Abi anlatmaya başladı:
"Filmin en güzel sahnesiydi.Hani olur ya tüm filmin heyecanı o sahnede toplanır.Kilit sahne yani.Kapı çaldı.Pat pat.Ulan kapıyı kıracak açmasam.Kalktım açtım.Bizim Murat.Ne oldu lan dedim.Ama yüzü bembeyaz.Belli kötü bir şey olmuş.Geveledi.Abi dedi.Baban ölmüş.Kaç zamandır hastanedeydi zaten.Durdum baktım Murat'a.Hay anasını avradını tam da filmin en güzel yerinde.Ölünür mü lan şimdi dedim.Murat affaladı.Gittik gömdük babamı annemin hemen yanına.Sonra izledim filmi.Ama hiç o günkü kadar heyecan vermedi bana.Babamın yokluğundan mı patlamış mısırın tatsızlığından mı şu gün bile anlamadım..."


Kütüphane

Resim
"Devekuşunun kafasını toprağa gömmesine benziyor bu insanların hali.Gözlerimi verdim ben o toprağa.Ne yeşeren gördüm ne de kuruyan.Boşa kürek sallayan sarhoş denizci gibiyiz bir noktada."